“Tabanında kayabilen ve kendi üzerinde ters çevrilebilen kol saati.” Reverso’nun 4 Mart 1931’de Paris’te alınan patentinde bu tanımlama yazıyordu. İsviçreli iş adamı ve koleksiyoner César de Trey’in katıldığı bir polo maçında aklına daha dayanıklı olabilecek bir saat yaratma fikrinin gelmesiyle başlayan hikaye, mevzubahis patent konu suna kadar uzanmıştı. René-Alfred Chauvot güzide bir dönme sistemi üretmişti, Reverso’ nun tasarım temelleri bu teknik üzerine inşa edilmişti, ardından soyut değerler ön plana çıkmaya başladı. 1970’lere kadar Reverso derin bir uykudaydı, fakat 1972’de 200 Reverso Italya’daki bir butik için yeniden üretildi ve kısa sürede hepsi satıldı, Jaeger-LeCoultre da bu sayede Reverso’yu bir kez daha gündemine aldı. Manüfaktür koleksiyonu 80’lerde quartz mekanizmayla lanse ediyor, yine aynı dönemde Reverso su geçirmez olurken 60. yılında komplikas yon çeşitliliğini artıran limitli üretimlerle karşımıza çıkıyor. Ve 1994’te Reverso’nun o ana kadar sadece işlemeler için kullanılan ikinci yüzü alternatif bir kadran oluyor. Duoface sayesinde Reverso tek kasada iki saat sunmaya başlıyor ve model ailesinin çeşitliliği artıyor, ancak Reverso’nun modern görünümü ve sağlam tasarım kodları onun ilk günkü etkiyi hissettirmesinde ve her zaman farklı kalmasında büyük rol oynamaya devam ediyor.

Bu bölümdeki yazılar ve görseller 11-27 Mayıs 2017 de Sanatçı Güneş Engin ve Kuratör Beran Toksöz ICONS isimli sergisi için Lup Medya, QP Dergisi, Türker Sanat Galerisi, Privee PR, Difo Lab ve JetPost tarafından hazırlanan bir katalogdan alınmıştır… Eserlerin tüm telif hakları Lup Medya ya aittir…”

Leave a comment