2009’da verdiği bir röportajda Nautilus’un tasarımcısı Gerald Genta modelini yaratılış sürecini anlatırken şöyle diyordu; “Basel Fuarı için gittiğim otelin restoranında yemek yerken ben bir köşede yalnız başıma oturuyordum, diğer ise Patek Philippe’den bir grup yemeklerini yiyordu. O an şef garsona bir şeyler tasarlamak istediğini söyleyerek ondan bir kalem ve kağıt istedim,5 dakika içinde Patek Philippe masasındakileri gözlemleyerek Nautilus’un ilk skecini yaptım.” Gemi lombozlarından esinle yaratılan kasa yine lombozlardaki menteşeler ilham alınarak çizimi yapılan kasa kulakları ilk skecin üzerine eklenmişti.Fakat  Nautilus’u 70’lerdeki diğer spor çeliklerden ayıran nüans, modelin Patek Philippe’in bünyesindekiler gözlemlenerek yapılmasıydı. Nautilus sadece spor ve lüks  bir çelik değildi, o ayrıca bir Patek Philippe’ti, elegan görünümü manüfaktürün karakterini yansıtıyordu, 70’lerdeki trend sırasında yaratılan kendi benliğini oluşturamayıp kaybolan diğer modellerin aksine  Nautilus her şeyi kaldırabilecek bir yapıdaydı. Tıpkı Ref. 5726 gibi, 6 pozisyonundaki moonphase alt kadranı ve onu çevreleyen 24 saatlik zaman göstergesi , 12 konumunda yer alan, günü  ve ayı belirten dörtgen hazneler kadrandaki yatay çizgilerin yarattığı efekti hiç bozmadan işlevlerini yerine getirmeyi biliyordu.

Bu bölümdeki yazılar ve görseller 11-27 Mayıs 2017 de Sanatçı Güneş Engin ve Kuratör Beran Toksöz ICONS isimli sergisi için Lup Medya, QP Dergisi, Türker Sanat Galerisi, Privee PR, Difo Lab ve JetPost tarafından hazırlanan bir katalogdan alınmıştır… Eserlerin tüm telif hakları Lup Medya ya aittir…”

Leave a comment