Ulysse Nardin, 1823’te İsviçre’nin Le Locle kentinde doğmuştur. O zamanlar İsviçre’de yüksek dağ kasabalarının sakinleri; uzun ve karlı kışlar boyunca, sadece çiftçilik ile hayatlarını idame ettiremedikleri için, aynı zamanda saatçilik de yapıyorlardı…

Ulysse Nardin; ilk olarak babası Léonard-Frédéric Nardin’in yanında çırak saat bilimcisi olarak eğitim aldı… Sonrasında yeteneklerini hassas saatler konunda dünya çağında şöhret olan iki usta saatçi : Frédéric-William Dubois ve Louis JeanRichard ‘ın yanında daha da geliştirdi…

Ve nihayet; 1846 yılında, (23 yaşında) Bay Ulysse Nardin, Le Locle’da kendi şirketini kurdu.

Ulysse Nardin, Jura dağlarında büyümesine rağmen, denizden büyülenmiş ve denizcilikde zamanın kulllanımına yönelik çok fonksiyonlu  aletler üretmiştir.

Şirket, dünya çapında ticari gemiler ve donanmalar için deniz kronometreleri ve yüksek hassasiyetli denizcilik aletleri üreten ilk şirketlerden biri oldu.

Cep ve deniz kronometreleri sivil, askeri ve bilimsel alanlarda referans ürünler haline geldi..

Ulysse Nardin, cep kronometrelerini derecelendirmek için Jacques-Frederic Houriet tarafından 1768’de inşa edilen yüksek hassasiyetli bir astronomik regülatör’le bu ünvanı aldı.

(Bu cihaz bugün Le Locle’da UN müzesindedir)

Şirket dakika tekrarlayıcılar, komplike saatler ve cep kronometreleri üreterek itibarını çok daha üst noktalara taşıdı.

O zamanların ünlü horologist’leri Fransız ve İngiliz’ler idi. Ulysse Nardin, en iyi cep kronometresi üreticilerine meydan okumak için Londra’ya gitti. Londra’daki 1862 Uluslararası Sergisinde, Ulysse Nardin, “karmaşık saatler ve cep kronometreleri” kategorisinde Ödül Madalyası ile ödüllendirildi.

Ödül, Birleşik Krallık’taki saat yapımcılığındaki en yüksek makamdı. 1867’de Ulysse Nardin, deniz kronometreleri için Neuchâtel Gözlemevi’nden ilk seri sertifikalarını aldı

1876’da Ulysse Nardin 53 yaşında öldü ve oğlu Paul-David Nardin genişlemeye devam eden şirketin başına geçti. 1889’da Ulysse Nardin, Paris Evrensel Sergisinde Altın Madalya kazandı, 1890’da iki İsviçre patenti aldı, 1893’te Chicago Evrensel Sergisinde Birincilik Ödülü kazandı ve daha pek çok şey.

1902 yılında şirket, ABD Donanması’na deniz kronometreleri tedarik etmeye başladı ve marka ABD Donanması’nın torpido botlarının resmi tedarikçisi oldu.

1975’te, Neuchâtel Gözlemevi, 1846’dan 1975’e kadar tüm kronometrelerin performansına ilişkin son resmi sonuçları yayınladı. Bu rapora göre, Ulysse Nardin, sunulan 4.504’ten 4.324’ü mekanik deniz kronometreleri için en üstün performans sertifikasnıı aldı (%95 lik başarı)

Ancak Quartz krizi nedeniyle, Ulysse Nardin 1970’lerin sonlarında ve 1980’lerin başlarında ciddi zorluklar yaşamaya başladı…

1983 yılında şirket, Ludwig Oechslin gibi saatçilerle birlikte markayı yeniden canlandıran işadamı Rolf Schnyder tarafından satın alındı. Rolf Schnyder CEO olarak görev yaptı ve şirketi sağlıklı bir işletme haline getirdi..

Schnyder ve Oechslin, modern malzemeler ve üretim teknikleri kullanarak komplikasyonlu saatler üretmeyi hedefliyorlardı ve bu alanlarda  Ulysse Nardin birçok yenilik yaptı…

2011 de Schnyder’in ani ölümünden sonra eşi Chai Schnyder bir müddet şirketi götürdü ama ardından şirketi 2014 yılında Kering grubuna devretti..

Malzemeler ve mekanizmalar konusuna çok yatırım yapan Ulysse Nardin ; 2011’de saat kadranlarında emaye kullanma fırsatı sunan bir İsviçre emaye atölyesi Donzé Cadrans’ı ayrıca satın almış, ardından  2012’de tamamen kendi bünyesinde tasarlanan ve üretilen ilk otomatik kalibresini piyasaya sürmüştür

Bir yıl sonra, Ulysse Nardin beş yeni in-house kalibre daha (UN-690, UN-310, UN-170, UN-150 ve UN-205) piyasaya sürdü.

2017 yılında Kering ; şirkete Apple’ın eski yöneticilerinden Patrick Pruniaux’u yeni CEO olarak atadı..  2019 yılında Ulysse Nardin üç yeni kalibre çıkardı (UN-230, UN-371 ve UN-631)

Şirketin ana merkezi halen Le Locle’de ve şirketin La Chaux-de-Fonds (Ar-Ge ve mekanizma üretim tesisi), Le Locle’de (emaye kadran üreticisi Donzé Cadrans) ve Sion’da (silisyumda mikromekanik bileşenler üreten Sigatec) üretim tesisleri bulunmaktadır…

Leave a comment