Royal Oak 1972’de tanıtılana kadar Aude mars Piguet daha çok takım elbise saatleri tasarlayan, kronograf, minute repeater ve perpetual calendar gibi komplikasyonları tercih eden bir manüfaktür olarak bilini yordu. Ancak ihtiyaçlar onu farklı bir alana yönelmeye itti, 1970’ler bildiğiniz üzere quartz tehdidi yüzünden yüksek saatçiliği arayışlara sürüklemişti. Audemars Piguet bu süreçte risk almayı seçti, daha önceleri değerli materyallerden üretilen kasalara sahip modelleri tercih ederken bir anda paslanmaz çeliği lüks olarak kurgulama fikrini ortaya attı. Paslanmaz çelikten. üretilen sekizgen Royal Oak formunun ta sarımı Gérald Genta tarafından yalnızca bir gecede yapıldı. Genta’nın bu dahiyane fikri ertesinde sektör, spor-lüks-çelik sıfatlarını barındıran bir modelin doğuşuna tanik oldu. Royal Oak’un kışkırtıcı bir yönü vardı; diğer üreticiler lüks materyalleri quartz’ın karşısına çıkarırken Royal Oak çeliği ve çağdaş bir tasarımı öne sürdü, kaygısız ve kendinden emin hareket ederek birçok kült modelin ilk türevi oldu. Koleksiyon şu an neredeyse Audemars Piguet’nin kendisi kadar meşhur, markanın tanıtım  stratejilerinde diğer koleksiyonların hepsinin toplamından daha fazla yere sahip.

Bu bölümdeki yazılar ve görseller 11-27 Mayıs 2017 de Sanatçı Güneş Engin ve Kuratör Beran Toksöz ICONS isimli sergisi için Lup Medya, QP Dergisi, Türker Sanat Galerisi, Privee PR, Difo Lab ve JetPost tarafından hazırlanan bir katalogdan alınmıştır… Eserlerin tüm telif hakları Lup Medya ya aittir…”

Leave a comment