1969’da Heuer dörtgen kasalı, otomatik kurmalı mekanizmaya sahip bir kronograf üretmişti ve bu bir ilk anlamını taşıyordu. Mavi kadran, kasanın sağında kalan tepe kolu ve tabii ki de sıra dışı tasarımıyla model muadili olmayan bir parçaydı. Aslında Monaco Grand Prix’si için çıkarılmış olması tek başına saati önemli bir yerde konumlandırıyordu, ancak Monaco’nun büyük çıkışı için küçük bir Hollywood ya da karakter müdahalesi gerekiyordu. Tıpkı Daytona’da olduğu gibi Monaco’da da bir Hollywood simgesi Heuer parçasını ön plana çıkarmaya yetti. 1971’deki Le Mans filmi Steve McQueen’in en başarılı işi değildi, ancak film büyük bir kesimi -hız tutkusu olan grubu- etkisi altına almayı başardı. Heuer cephesinde bu mutluluk yarattı, keza McQueen filmin büyük bir çoğunluğunda beyaz yarış tulumları içeri sindeyken bileğinde mavi kadranıyla dikkat çeken bir Monaco kullanıyordu. Heuer için bir diğer artı da modelin ‘King of Cool’ tarafında bizzat beğenilip kullanılmasıydı, Steve McQueen gibi bir ikonun tercihi milyonların tercihi olabilirdi, ve öyle de oldu. Monaco Le Mans yapımından kısa süre sonra sessizliğe büründü, fakat TAG Heuer’in hassasiyetiyle tekrar vazgeçilmezlerden biri olmayı başardı. Vintage kronograflar çağının en önemli parçalarından biri halini aldı.
Bu bölümdeki yazılar ve görseller 11-27 Mayıs 2017 de Sanatçı Güneş Engin ve Kuratör Beran Toksöz ICONS isimli sergisi için Lup Medya, QP Dergisi, Türker Sanat Galerisi, Privee PR, Difo Lab ve JetPost tarafından hazırlanan bir katalogdan alınmıştır… Eserlerin tüm telif hakları Lup Medya ya aittir…”

